TERÖR NEDEN ÇÖZÜLEMİYOR

Kendilerine cömertçe ve emek harcamadan, sadece bağlı ve vefalı kalma koşulu ile büyük çıkar paylaşım olanakları verilen, bu nedenle de direk organik ve dolaylı bağlantısı dolayısı ile uluslar üstü ve uluslar arası sermaye ve merkezlerin gönüllü desteğine soyunan yerli işbirlikçi sermaye ve bu sermayenin kontrol ettiği medyası; ülkenin her yanında cirit atan, en mahrem olması gereken ulusal kurumlarına dahi sızmış binlerce ”etki ajanı”; direkt kimliklerinden anlaşılabilecek hain ve servis elemanlarından daha tehlikeli olan ve halkın kendisinden zannettiği ve bu nedenle de aldıkları kararları ve icraatlarını etkili bir biçimde sorgulamadığı yönetici eliti; statükocu bürokrasisi; kültürel ve ahlaki dejenerasyona şiddetle maruz bırakıldığı için son derece bencil ve egoist bir yapıya kavuşmuş ve maddi çıkarlarını her türlü değerin üzerine yerleştirmiş büyük kitleleri; başta ekonomik olmak üzere her konuda bağımlı hale getirildiği için kriz tehditleri ve korkusu ile sindirilen hükümetleri olan bir ülkenin; tarihinde yaşadığı en önemli tehdit ve krizi sağduyu, mantıkla yorumlayarak, gerekli stratejik analiz ve değerlendirmeleri yaparak ulusun yüksek çıkarlarını öne alan sağlıklı politika ve çözüm tarzları üretmesini beklemek ne kadar büyük bir safdillik.

 Bulunan, ortaya konan, uygulanan veya ilan edilen çözüm yolları ve tarzları; yukarıda sıraladığım nedenlerle boş, anlamsız, geçerliliği ve bilimsel temeli olamayan, sadece yıllardır yapılanın tipik bir tekrarı olarak aldanmak, aldatılmak ve aldatmak üzerine kurgulanan çözüm yolları olmaktan öteye gidemiyor.  

Benzer açıklamalara örnek olarak; Başbakan Erdoğan şunları söylüyor: “Kuzey Irak’taki terörist unsurlarla etkin şekilde mücadele edilmesi gerektiği, muhataplarla görüşmelerde vurgulanan başlıca unsurlar arasındadır. Türkiye bu konuda bugüne kadar sabırlı ve dirayetli tavır içerisinde oldu. Ancak her gün başka bir şehrimizde al bayrağa sarılı şehit cenazeleri kaldırılırken, analar ağlarken, bebeler yetim kalırken, Türkiye’den kimse bu noktada artık sabır isteme hakkına sahip değildir, olamaz.” Bu açıklamanın üzerinden nerede yıllar geçiyor, ama maalesef şehit cenazeleri gelmeye devam ediyor, olaylarda hiçbir azalma görülmüyor aksine artış süreci gözleniyor, diğer taraftan artan terörle beraber terörün siyasallaşarak ülke bütünlüğünü tehdit etme gücü tırmanıyor. Bu olgu, yüreğimizi burkuyor, bizi tedirgin ediyor, geleceğe olan güven ve inancımızı sarsıyor ve bir arada ve hep birlikte sonsuza kadar yaşama azim ve irademizi zedeliyor. Peki, akıl ve vicdan sahibi insan, yukarıdaki açıklamayı yapan bir yönetim anlayışından ne bekliyor  “gereğinin tereddütsüz yapılması” ama sonuç; koca bir hiç.

Bedri AĞAÇ



No Responses Yet to “TERÖR NEDEN ÇÖZÜLEMİYOR?”  

  1. No Comments Yet

Leave a Reply