<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>Bedri Ağaç &#187; Dış Politika</title>
	<atom:link href="http://bedriagac.wordpress.com/category/dis-politika/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://bedriagac.wordpress.com</link>
	<description>Bedri Ağaç Kişisel Web Sayfası</description>
	<lastBuildDate>Mon, 09 Feb 2009 22:58:57 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<cloud domain='bedriagac.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://www.gravatar.com/blavatar/c3f538ef268af39b6e48aa18d7130238?s=96&#038;d=http://s.wordpress.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>Bedri Ağaç &#187; Dış Politika</title>
		<link>http://bedriagac.wordpress.com</link>
	</image>
			<item>
		<title>TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ</title>
		<link>http://bedriagac.wordpress.com/2009/02/10/turkiye-ab-iliskileri/</link>
		<comments>http://bedriagac.wordpress.com/2009/02/10/turkiye-ab-iliskileri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Feb 2009 22:57:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bedriagac</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bedriagac.wordpress.com/?p=70</guid>
		<description><![CDATA[
            Türkiye-AB ilişkilerinin geçmişi ve geleceğinin yeniden değerlendirilmesinin son derece hayati önemi haiz olduğundan hareketle konuyla ilgili bir analiz yapmak istiyorum. Maalesef, geçen bunca süreye rağmen ülkemizde Türkiye-Avrupa Birliği(AB) ilişkileri, halen yoğun bir şekilde ancak yanlış bir eksen üzerinde devam etmektedir. Tartışmanın eksenini, “Türkiye, AB’ye girmek için AB’nin istediklerini yapmalı mı ve yapar ise ne [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=bedriagac.wordpress.com&blog=3877089&post=70&subd=bedriagac&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p class="MsoNormal" style="text-align:center;margin:0;" align="center"><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;"></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-align:justify;margin:0;"><span style="font-family:&quot;"><span><span style="font-size:small;">            </span></span></span><span style="font-size:11pt;font-family:&quot;">Türkiye-AB ilişkilerinin geçmişi ve geleceğinin yeniden değerlendirilmesinin son derece hayati önemi haiz olduğundan hareketle konuyla ilgili bir analiz yapmak istiyorum. Maalesef, geçen bunca süreye rağmen ülkemizde Türkiye-Avrupa Birliği(AB) ilişkileri, halen yoğun bir şekilde ancak yanlış bir eksen üzerinde devam etmektedir. Tartışmanın eksenini, “Türkiye, AB’ye girmek için AB’nin istediklerini yapmalı mı ve yapar ise ne ölçüde yapmalıdır?” sorusu oluşturmaktadır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:11pt;font-family:&quot;">Görünürde AB’ye karşı çıkan hiçbir politik grup veya siyasi parti yoktur. Ancak; sorun, AB’ye giriş için Türk devletinin kuruluş esaslarının ne ölçüde değiştirilmesi ve bunun ne kadar süratle yapılması gerektiği hususunda ortaya çıkmaktadır. Oysa, “Türkiye, AB’ye girmek için AB’nin istediklerini yapmalı ve yapar ise ne ölçüde yapmalıdır?” tespiti ve zemini yanlış bir analiz parametresidir. Çünkü; Türkiye’nin AB’ye girmesi konusunda öncelikli belirleyici, Türkiye’nin yaptıkları veya yapacakları değil, aksine AB’nin politik, ekonomik, kültürel, sosyal ve jeopolitik ihtiyaçları ve öncelikleridir. AB, bu konuda dürüst davranarak, Kopenhag Kriterleri çerçevesinde, aday ülke kendisine düşen yükümlülükleri yerine getirmiş bile olsa, adayın AB’ye tam üye olması AB içinde ekonomik ve/veya sosyal sorunlara yol açıyorsa, adayın tam üyeliğinin gerçekleşemeyebileceğini açıklamıştır. Bu kapsamda AB’nin mantık sistematiğini yeniden irdeleyelim:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:11pt;font-family:&quot;">1. AB, yeni genişlemeler suretiyle bütün Orta ve Güney-Doğu Avrupa alanını AB pazarının bir parçası haline getirerek; ciddi bir jeopolitik büyümenin yanında, önemli bir Pazar büyümesi gerçekleştirmektedir. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:11pt;font-family:&quot;">2. AB, Avrupa’nın Geleceği Konvensiyonu çerçevesinde, 21 nci Yüzyılda büyük güç olabilmek için ortak politik ve askeri iradeyi daha etkin ve kolay kullanabileceği bir politik çerçeve arayışı içerisindedir. Bu çerçevenin federasyon mu yoksa konfederasyon mu olacağı şimdiden belli değildir. Konvensiyonun sonucunda ortaya çıkacak politik-anayasal çerçevenin yaşama geçirilmesi ise bir başka süreci gerektirecektir. Bu süreç hiç de kolay olmayacaktır. Bu arayış ve süreç devam ederken; Türkiye gibi nüfus yapısının verdiği güçle AB’nin demokratik mekanizmalarında güçlü bir temsil yeteneği elde eden üye, AB içerisindeki demokratik süreci nereye gidebileceği belirli olmayan bir şekilde etkileyebilir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:11pt;font-family:&quot;">3. AB’nin kimlik krizi sürecini aşma konusunda sahip olduğu ortak değerler sisteminin avantajına rağmen; ortak bir “Avrupalı” veya “Avrupa Birliklilik” kimliğini oluşturmak kolay değildir. Çünkü ulus – devlet kalıpları içerisinde gelişmiş bulunan kimliklerin, AB gibi yeni bir siyasal kimlik gerektiren siyasi yapının gerekleri doğrultusunda yeni bir kimliğe dönüşmesi, uzun bir zaman gerektirecektir. Bu süreçte, tabi ki milli devletlerin ideolojileri ve bu ideolojilerin temellerini oluşturan inanç ve tarih sistematikleri sarsılacak ve yeniden yorumlanmak zorunda kalınacaktır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:11pt;font-family:&quot;">Analizimize tekrar dönersek; Türkiye-AB ilişkileri ilgili olumlu veya olumsuz<span>  </span>görüşleri olan tüm kesimlerin fikir birliğinde oldukları bir görüş vardır. Bu “ AB, küresel bir güç olabilme ve etkin bir şekilde ekonomik ve politik çıkarlarını sürdürebilme hedeflerini gerçekleştirebilmek için Türkiye’ye ihtiyaç duymaktadır.” görüşüdür. Bunu biraz açacak olursak; Soğuk Savaş döneminde Türkiye’nin Batı İttifakı içinde yer alması, Avrupalı kabul edilmesinin değil, ABD ve Batı Avrupa’nın stratejik nedenlerle Türkiye’ye ihtiyaç duymasının bir sonucu olarak gerçekleşmiştir. AB’nin Türkiye’ye bakışında jeopolitik parametreler geçerlidir. Türkiye jeopolitiği, AB’nin süper güç olabilmesi için nerede ise bir jeopolitik zorunluluktur. Çünkü Türkiye Coğrafyası, AB’ye Ortadoğu, Kafkasya, Orta Asya, Doğu Akdeniz ve Karadeniz alanlarında etkinlik sağlamak isteyen her güç için ideal bir nitelik taşımamaktadır. Ayrıca, bu coğrafya; enerji kaynaklarına yakınlığı ve enerji hatlarının geçiş yolları üzerinde bulunması nedeniyle, karbon enerjisi fakiri her gücün hassasiyetle odaklandığı bir bölgedir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:11pt;font-family:&quot;">“Küresel bir güç olabilmek için AB’nin Türkiye’ye ihtiyacı vardır.” Kabulünde hemfikir olan kesimleri üç farklı grup halinde kategorize etmek mümkündür.;</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:11pt;font-family:&quot;">1. AB’nin bizi bölerek ve parçalayarak denetimine almak istediğini belirterek, bir bütün halinde Türkiye’nin AB üyeliğini olanaksız gören KÖTÜMSERLER,</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:11pt;font-family:&quot;">2.<span>  </span>AB Türkiye’ye olan stratejik ihtiyacını, Türkiye’yi içine alarak değil, 17 Aralık Kararlarında da belirtildiği gibi; Türkiye’yi AB kapısına demirli tutarak ve ilişkilerin asla kopmamasına dikkat ederek denetimine almak suretiyle karşılayacak diye düşünen İHTİYATLILAR,</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:11pt;font-family:&quot;">3. Türkiye’ye olan ihtiyacı dolayısıyla AB; uzun ve zorlu müzakereler sonucunda, Türkiye’yi tam ve eşit üye olarak bünyesine alacak ve yıllarca düşman veya rakip olarak görülen bir medeniyetle stratejik ve tarihi entegrasyonu sağlayacak diye umut eden İYİMSERLER.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:11pt;font-family:&quot;">Ancak; üzerinde geniş kesimlerin konsensüs sağladığı “AB’nin de Türkiye’ye ihtiyacı vardır.”kabulü her ne kadar doğru ise de, “Türkiye-AB ilişkilerindeki yaklaşık 50 yıllık süreçte, kimi zaman bilinçli, kimi zaman da inisiyatif dışında stratejik hataların yapıldığı ve AB’nin ilişkileri hakkaniyetle ve objektif ölçülerde yürütmediği” kabulü de en az o kadar doğrudur.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:11pt;font-family:&quot;">Üzerlerinde fikir birliği sağlanan her iki kabulden hareketle yeni stratejilerin üretilmesi gerekmektedir. AB ile entegrasyon sağlamış, medeni, modern, özgür ve çağdaş bir toplumun eşit bir parçası olunması hedefleniyorsa; bu kabulleri de esas alarak AB ile ilişkilerde yeni bir yaklaşıma ihtiyaç olduğu açıktır. Bu yaklaşım ve çözüm önerilerimi bir sonraki yazımda ele alacağım.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:11pt;font-family:&quot;">Türkiye-AB ilişkilerinde<span>  </span>ihtiyaç duyulan yeni yaklaşım ile ulusal çıkarların etkin bir biçimde korunmasının sağlanmasına ilişkin çözüm önerilerini şöyle özetlemek mümkün:</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:11pt;font-family:&quot;">1. Türkiye ile çıkarları çatışan ülkelerin, sürekli Türkiye aleyhine politika üreterek bu konuda lobicilik yapanların veya kendilerini Türkiye’nin üniter yapısını zayıflatarak parçalamaya çalışan marjinal grupların çeşitli platformlarda yürüttükleri faaliyetlere odaklanarak; Türk Milletinin yüzlerce yıllık Batılılaşma ve Batı ile entegre olma hedefinden sapmaya ve kesin kopmaya yol açabilecek güzergah değişikliklerinden sakınılmalıdır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:11pt;font-family:&quot;">2. Türk halkının milli çıkarlarının gözetilmesi için son derece iyi pazarlıkların yapılması ve bu konuda son derece kararlı olunması gerekmektedir. Ancak; gereksiz yere aşırı arzulu görüntüsü vererek bu müzakere sürecinde ülkenin elini zayıflatan, “ her konuda taviz verebilir ve tezlerine uzun dönemde sahip çıkamaz ülke” görüntüsü süratle terk edilmelidir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:11pt;font-family:&quot;">3. Yapılacak müzakerelerde; “Türkiye’nin AB üyesi olmayı ulusal bir hedef olarak seçtiği, Türkiye’nin AB’ ye, AB’nin de Türkiye’ye ihtiyacı olduğu, bununla beraber, tüm üye devletlerle eşit ve adil bir statü ile Türkiye’nin üyeliği gerçekleştirilmez ise, özel statü verilerek Türkiye’nin asla AB’ye demirli olarak denetim ve kontrolde tutulamayacağı, Türk milletinin bekasının belirsizlikler içerisinde başkalarının inisiyatifine terk edilmeyeceği, müzakereler için sürdürülecek bu tutumun ulusal bir tutum ve duruş olduğu, bu duruşun, kişilerden, gruplardan ve siyasi yapılanmalardan bağımsız olduğu, dolayısıyla bu duruştan asla vazgeçilemeyeceği” açık ve net olarak ortaya konmalıdır. Ulusça bu duruşun arkasında kararlılık ve inançla durulmalıdır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:11pt;font-family:&quot;">4. Yakın coğrafyamızda son dönemlerde cereyan eden olaylar ve gelişmeleri incelediğimizde görüyoruz ki; ulusal çıkarlarında birliktelik sağlayamayan ülkelerde; bazı sivil toplum örgütleri, bazı Hükümet dışı uluslar arası organizasyonlar, nakit destekleri sağlayan çeşitli fonlar, uluslararası ekonomik güç ve medyanın yerli işbirlikçileri ve halkı temsil ettiklerini söyleyen bazı muhalif gruplar kullanılarak, domino etkisi ile “kadife”, “turuncu” ve “sarı” devrimler gerçekleştirilmekte, toplumlar, özgürlük, bağımsızlık, beka ve can güvenliğini borçlu olduğu ve kendinden olan unsurları “işgalci- baskıcı” olarak nitelemekte ve “sessiz devrimlerle” yönetimler el değiştirmektedir. Benzer süreçlerin ülke içerisinde yaşanmasını engellemek için; geniş vaatler, ulaşılamayacak hayaller ve dezenformasyonla sürekli olarak adeta afyonlanan halkı bilinçlendirmenin ve psikolojik savaş yöntemleri ile tekrar kazanmanın siyasal ve kurumsal yapı ve yöntemlerinin süratle bulunması veya oluşturulması gerekmektedir.<span>  </span>Aksi durumun kaçınılmaz sonucu; kandırılmışlık, kullanılmışlık, parçalanma ve kaostur.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;text-align:justify;margin:0;"><span style="font-size:11pt;font-family:&quot;">Türkiye açısından en önemli ve yaşamsal olan; Türkiye’yi kuruluş ilke ve esaslarına sadık kalarak, toplumsal barış, üniter yapı ve toprak bütünlüğünü koruyarak, laik, demokratik hukuk devleti çerçevesinde, toplumsal refaha ve çağdaş uygarlık düzeyine ulaştıracak bir milli politik konsepti geliştirmektir. Bunun aksi bir yaklaşım, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk ulusunun varlığını tehlikeye atacaktır. Burası Türklüğün son mevziidir. Sığınılacak başka bir yer ve gidilecek başka bir vatan yoktur.</span></p>
  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/bedriagac.wordpress.com/70/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/bedriagac.wordpress.com/70/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/bedriagac.wordpress.com/70/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/bedriagac.wordpress.com/70/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/bedriagac.wordpress.com/70/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/bedriagac.wordpress.com/70/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/bedriagac.wordpress.com/70/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/bedriagac.wordpress.com/70/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/bedriagac.wordpress.com/70/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/bedriagac.wordpress.com/70/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=bedriagac.wordpress.com&blog=3877089&post=70&subd=bedriagac&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bedriagac.wordpress.com/2009/02/10/turkiye-ab-iliskileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/2eac807ef79780ed38b76a11d93eda41?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">bedriagac</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Filistin ve Gazze Katliamı</title>
		<link>http://bedriagac.wordpress.com/2009/02/10/buyuk-yanilgi/</link>
		<comments>http://bedriagac.wordpress.com/2009/02/10/buyuk-yanilgi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Feb 2009 22:48:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bedriagac</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bedriagac.wordpress.com/?p=64</guid>
		<description><![CDATA[

Filistin’de cereyan eden olaylarla ilgili değerlendirmelerimi yapmadan önce, acımasız ve vahşi saldırılarda şehit edilen Filistinli kardeşlerimin önünde saygıyla eğiliyor, ölenlere Allahtan rahmet, yaralılara acil şifalar ve kederli ailelerine başsağlığı ve sabır diliyorum.
Sözlerime kısa ama önemli bir bilgiyi aktararak başlamak istiyorum.
Geçen hafta, maalesef, TBMM’nde tarihe geçecek ibret verici bir olay yaşandı. Gazze’de, İsrail tarafından başlatılan Müslüman [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=bedriagac.wordpress.com&blog=3877089&post=64&subd=bedriagac&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p class="MsoNormal" style="line-height:150%;text-align:center;margin:6pt 0;" align="center"><strong></strong></p>
<p><span style="font-size:11pt;line-height:150%;font-family:&quot;"></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.45pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">Filistin’de cereyan eden olaylarla ilgili değerlendirmelerimi yapmadan önce, acımasız ve vahşi saldırılarda şehit edilen Filistinli kardeşlerimin önünde saygıyla eğiliyor, ölenlere Allahtan rahmet, yaralılara acil şifalar ve kederli ailelerine başsağlığı ve sabır diliyorum.</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.45pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">Sözlerime kısa ama önemli bir bilgiyi aktararak başlamak istiyorum.</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.45pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">Geçen hafta, maalesef, TBMM’nde tarihe geçecek ibret verici bir olay yaşandı. Gazze’de, İsrail tarafından başlatılan Müslüman Filistinlilerin kıyımının protesto edilmesi ve İsrail’in başlattığı ülke terörü ve insanlık ayıbı vahşeti kınama kararı alınması için CHP ve MHP’ce TBMM’ne verilen ortak kınama önergesi görüşüldü.</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.45pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;"><span> </span>Önce Dışişleri Bakanı Babacan “Dengeler” gerekçesi ile önergeye karşı çıktı, ardından, aynı zamanda Büyük Ortadoğu Projesinin eş başkanı, Başbakan Erdoğan “Devlet Yönetmek Bakkal Yönetmeye Benzemez” diyerek, kınama kararının çıkmasına karşı tavrını açıkça ortaya koydu.</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.45pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;"><span> </span>AKP’nin Meclis Grubu da, vicdanlarının sesini değil, Genel Başkanlarının direktifini dinleyerek verilen önergeyi reddettiler. </span></span></strong></p>
<p style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">Önergenin reddedilmesi ayıbına tekrar döneceğiz, ancak önce şu meşhur Büyük Ortadoğu Projesini biraz mercek altına yatıralım.</span></span></strong></p>
<p style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;"><span> </span>Peki ne menem bir şey bu büyük Ortadoğu projesi? </span><a title="Condoleezza Rice" href="http://www.akpgercegi.com/condoleezza-rice-bop-ile-turkiye-dahil-22-ulkenin-sinirlari-degisecek/"></a><span style="font-size:small;">Büyük Ortadoğu Projesi ile ilgili en çarpıcı açıklama bir zamanlar ABD’nin güvenlikten sorumlu danışmanı olan ve Bush hükümetinde Dışişleri Bakanlığı yapan Condoleezza Rice’ın 7.8.2003 Washington Post gazetesinde yayınlanan yazısında görülmektedir.</span></span></strong></p>
<p style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;"><span> </span>Rice’ın “Transforming The Middle East – Ortadoğu’yu Dönüştürmek.” Başlıklı yazısında Fas’tan, Basra körfezine kadar Ortadoğu’da bulunan 22 devletin rejiminin, sınır ve haritalarının değiştirileceği, Türkiye’nin de bunların içinde olduğunu vurgulanmıştır. </span></span></strong></p>
<p style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">Söz konusu belgede okuduğumuz ve bizzat Rice’dan dinlediğimiz kadarıyla; ABD Büyük Ortadoğu Projesi ile 7 hedefe ulaşmak istemektedir.</span></span></strong></p>
<p style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">1- ABD bu proje ile kendisine rakip olabilecek muhtemel bir gücün oluşmasını engellemek istemektedir.</span></span></strong></p>
<p style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">2- ABD bu proje ile rakipsiz askeri gücü ve teknolojik imkanı ile Ortadoğu bölgesini kontrol sevdasındadır.</span></span></strong></p>
<p style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">3- Amerika bu proje ile Ortadoğu bölgesinde bulunan petrol ve doğalgaz kaynakları üzerinde denetimini sağlamak istemektedir.</span></span></strong></p>
<p style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">4- ABD bu proje ile ayrıca İsrail’in emniyetini sağlama amacını gütmektedir.</span></span></strong></p>
<p style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">5- Avrupa Birliği, Çin ve Japonya’yı bu kaynaklardan uzak tutmak istemektedir.</span></span></strong></p>
<p style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">6- Ortadoğu Bölgesinde bulunan tüm petrol ve doğalgaz yataklarına serbestçe ve korkusuzca ulaşmayı hedeflemektedir.</span></span></strong></p>
<p style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">7- Onlara göre var olan ve İslâmî terör diye adlandırılan görünüşteki terörü güya önlemek istemektedir.</span></span></strong></p>
<p style="text-indent:18pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">Sevgili hemşehrilerim; </span></span></strong></p>
<p style="text-indent:18pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">Büyük Ortadoğu Projesinin, içinde Türkiye`nin de yer aldığı 22 İslam ülkesinde, rejim ve siyasi harita değişikliğini ön gördüğünü kimse görmezlikten gelemez. Yayınlanan haritalar bunun psikolojik ön hazırlığından başka bir şey değildir. Irak, Lübnan, Filistin paramparça ediliyor; sırada Suriye, İran ve diğer ülkeler var. Afganistan, Sudan ve Somali`nin trajik durumu ortada. </span></span></strong></p>
<p style="text-indent:18pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">Şu an Filistinliler üzerinde Gazze’de yapılan katliam, bu plan ve senaryo dâhilinde Büyük Ortadoğu Projesinin uygulama planının önemli bir parçasıdır.</span></span></strong></p>
<p style="text-indent:18pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">Kimse kendini kandırmasın, Türkiye de bu kapsam içindedir. BOP kesin olarak İslam dünyasının parça parça bölünmesini ve hiçbir parçasının İsrail`den daha büyük ve daha güçlü olmamasını hedeflemektedir. </span></span></strong></p>
<p style="text-indent:18pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">Amerika, bölgede İsrail`den daha muktedir hiçbir Müslüman topluluğu istemiyor, elinde kılıç, tezgahın üzerine serdiği atlas kumaşı, canı istediği gibi parçalara ayırıyor. Böyle iken AKP iktidarı nasıl kendini BOP`la ilişkilendirebilir? AKP’nin seçmen kitlesinin ve kendini bu davaya adamış samimi müminlerin sanırım şapkalarını önlerine koyarak düşünmeleri ve kendi vicdanlarında bu soruya cevap aramaları gerekiyor.</span></span></strong></p>
<p style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">Peki; dini ve milli referansları olduğu öne sürülen bir partinin dış politika uygulamaları acaba bu özelliğini yansıtır nitelikte mi? Propagandalarla empoze edilmeye çalışılan “son derece aktif ve başarılı bir dış politika” takip ediyoruz söylemi, acaba gerçekten doğru mu?</span></span></strong></p>
<p style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><span style="font-size:small;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span> </span></span></strong><strong><span style="font-family:&quot;">AKP hükümetinin dış politikada altını çizdiği `başarı`, “Bölgede inisiyatif aldığımız” yolundaki iddiadır. Oysa ki, AKP hükümetleri önemli söylem ve iddialarında asla samimi olamadılar. </span></strong></span></p>
<p style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">Mesela; Hükümetin ve AKP`nin yolsuzluklarla mücadele etme gibi bir iddiası ve vaadi vardı. Aslında; yolsuzluklarla mücadele siyasetin temel sorunudur, bu yüzden genel olarak bütün partilerin bu yönde vaadi olur. Fakat “dini ve ahlâki” değerleri öne çıkaran AKP; iktidara gelmeden önceki dönemde, herkesten çok bu konuya vurgu yaptı ve genel olarak bu iddiası da bir dönem kamuoyu nezdinde kabul gördü. </span></span></strong></p>
<p style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">Herkes, bu çizgideki siyasetçilerin Türkiye`yi arındıracaklarını, temiz bir ülke meydana getireceklerini düşünmeye başladı. Gel gör ki, AKP etrafında toplanan kimi hacıyatmazların yolsuzlukları ayyuka çıkmış bulunmaktadır. Deyim yerindeyse bazıları “deveyi hamuduyla götürmektedirler”.</span></span></strong></p>
<p style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">Sevgili Gümüşhaneliler; </span></span></strong></p>
<p style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">İşte bu nedenle önümüzdeki seçimin en önemli konularından birini “yolsuzluklar” oluşturacaktır.<span style="color:black;"> </span></span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">Tekrar dış politikaya dönersek; dış politika kapsamında, AKP hükümetince stratejik yönüyle atılan çeşitli adımların büyük bir bölümünün, BOP çerçevesinde düşünüldüğü göz ardı edilemez. Başbakan Erdoğan; açık bir biçimde “Biz BOP`un eş başkanlığını yapıyoruz, bizim bu projeyi hayata geçirme gibi bir görevimiz ve misyonumuz var” demiştir ki, Türkiye`de yükselmekte olan ulusalcı dalganın öne çıkardığı öfkede bundan kaynaklanmaktadır.</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:18pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">Başbakan Erdoğan’ın Büyük Ortadoğu Projesi Eş Başkanı olduğu Ortadoğu coğrafyasında, durum Müslümanlar açısından işler acısıdır. Bakınız, Başbakan Lübnan’a gidiyor, Lübnan Parlamentosunda konuşuyor, dönüyor ve ertesi gün Lübnan, İsrail Ordusunca işgal ediliyor ve binlerce Müslüman katlediliyor.</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:18pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><span style="font-size:small;"><strong><span style="font-family:&quot;">Büyük abartılarla Arap-İsrail görüşmelerine arabuluculuk yapacağız söylemi ile ortalıkta caka satılıyor ve bu kapsamda; İsrail Başbakanı OLMERT’le Ankara’da el sıkışıp pozlar veriliyor. Oysa ki; Olmert </span></strong><strong><span style="color:black;font-family:&quot;">buraya geldiği zaman, güya veda için gelmişti. Lütfen gerçekçi olalım; veda için gelen yabancı bir </span></strong><strong><span style="font-family:&quot;"><a href="http://www.tumgazeteler.com/haberleri/basbakan/"><span style="color:windowtext;text-decoration:none;">Başbakan</span></a>ın<span style="color:black;">, buradaki başbakanlık makamında Başbakanımızla, 6 saat görüşme yapması normal mi? </span></span></strong></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:18pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><span style="font-size:small;"><strong><span style="color:black;font-family:&quot;">Başbakan </span></strong><strong><span style="font-family:&quot;"><a href="http://www.tumgazeteler.com/haberleri/erdogan/"><span style="color:windowtext;text-decoration:none;">Erdoğan</span></a>`la <a href="http://www.tumgazeteler.com/haberleri/olmert-gazze/"><span style="color:windowtext;text-decoration:none;">Olmert</span><span style="color:windowtext;text-decoration:none;"> </span></a><span style="color:black;"><span> </span>6 saat boyunca her konuyu görüşüyorlar. </span><span>Ancak ve maalesef bu görüşmeden üç gün sonra İsrail, Gazze’ye saldırıp, binden fazla müslümanın öldürülmesine ve binlercesinin de yaralanmasına yol açan vahşeti başlatıyor.</span></span></strong></span></p>
<p style="text-indent:18pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="color:black;font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">Burada Gazze`yle ilgili olarak ortaya çıkan önemli nokta da şudur; İsrail’in saldırısı nedeniyle her ne kadar Başbakan Erdoğan bazı ağır sözler söylüyor ise de; İsrail bu sözleri hiç ciddiye almıyor.</span></span></strong></p>
<p style="text-indent:18pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="color:black;font-family:&quot;"><span style="font-size:small;"><span> </span>Ciddiye almamanın iki nedeni vardır. Bir; güveniyorlar ki İsrail`le Türkiye arasındaki ilişkileri Türkiye bozmayacaktır ve ikincisi maalesef; Türkiye, diğer ülkeler tarafından artık önemsenen ve ciddiye alınması gereken bir ülke olarak görülmemektedir.</span></span></strong></p>
<p style="text-indent:18pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><span style="font-size:small;"><strong><span style="color:black;font-family:&quot;"><span> </span>Eğer aksi söz konusu olsa bu katliamın durdurulmasında bir nebze olsun sözü dinlenen ülke olabilirdik.</span></strong><strong><span style="font-family:&quot;"> <span style="color:black;">Bugün ortaya çıkmıştır ki; AKP Hükümetinin bu konuda yapacağı hiçbir şey yoktur.<span>  </span>Sadece kendi tabanını teskin etmek için bazı göstermelik açıklamalarla yetinmektedirler. </span></span></strong></span></p>
<p style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">Sevgili Gümüşhaneliler;</span></span></strong></p>
<p style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">Hıristiyan değerlere dayanan ve İsrail’e sempati ile bakan başta ABD ve AB Ülkeleri olmak üzere, dünyada birçok ülke ve güç merkezi, maalesef bu vahşetten ötürü İsrail’i resmi olarak kınamaktan hala kaçınıyorlar. </span></span></strong></p>
<p style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">Ancak; <span style="color:black;">Güney Amerika ülkelerinden Bolivya ve Venezualla; siyonist işgal ordusunun Gazze’ye saldırıp binden fazla kişiyi katletmesi ve beş bine yakın insanı da yaralaması nedeniyle, işgalci İsrail devletiyle olan diplomatik ilişkilerini kestiklerini ve İsrail’li Büyük elçileri sınır dışı ettiklerini dünyaya duyurarak son derece onurlu bir tavır sergilediler.</span></span></span></strong></p>
<p style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="color:black;font-family:&quot;"><span style="font-size:small;"> </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">Peki; ülkesinde yaşayan insanların % 99’ u Müslüman olan, İmparatorluk mirasına sahip ve bir zamanlar söz konusu bölgenin hamiliğini yapmış bir ülkenin, basit de olsa göstermelik bir kınama kararını bile parlamentosundan çıkaramamasını, orada katledilen halka nasıl açıklayacağız? </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">Üstelik yıllarca dindarlık söylemlerini öne çıkararak, toplumda güç kazanmış, Müslüman, muhafazakâr ve manevi değerlere karşı çok hassas olduğunu öne sürerek, milletin sempatisini toplamış ve bu sayede iktidar olmuş bir partinin, aslında son derece küçük bir tepki olarak görülebilecek bir kınama kararının bile Meclisten çıkmasını engellemesini, hadi Filistin halkına açıklamak zorunda olmayalım, peki vicdanlarımıza nasıl açıklayacağız? </span></span></strong></p>
<p style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">Bu nasıl samimiyeti? Nerede bizim milli ve manevi duygularımız ve değerlerimiz? Uluslararası denge bahanelerini öne sürenler, peki bu katliama seyirci kalmanın Müslümanların vicdanlarında yarattığı ızdırabı ve bu ızdırabın; milletin manevi duyguları ve ruhsal dengeleri üzerinde yaptığı tahribatı nasıl dengeleyeceğiz? </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">Sevgili Hemşerilerim;</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">Biraz yakın tarihimize kısa bir yolculuk yapalım. Uzun zamandır bilinen bazı gruplarca, hakkında karalama kampanyası yürütülen Gazi Mustafa Kemal Atatürk, acaba Filistin konusunda ne düşünüyor ve ne söylüyordu? Bu konuda çok yakın bir tarihte ortaya çıkarılan bir belge; Atatürk&#8217;ün, Avrupa&#8217;ya Filistin konusunda çok ciddi bir ultimatom verdiğini ortaya koyuyor.</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">Atatürk; Filistin ile ilgili Haziran 1937&#8242;de Türkiye Büyük Millet Meclisi&#8217;nde yaptığı konuşmasında şöyle diyor: </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">&#8220;Arapların Avrupa siyasetine nüfuz edemeyip bu sözde istiklal kelimesine inandıkları ve bu uğurda Arap memleketlerini Avrupa emperyalizmine esir kıldıkları çok şayanı teessüftür. </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">Arapların arasında mevcut olan karışıklığı ve hoşnutsuzluğu kimse bizim kadar bilemez. Biz vakıa bir kaç sene Araplardan uzak kaldık. Fakat şimdi kendimize kâfi derecede güvenip ve kudretimizi bildiğimiz için, İslamiyet’in mukaddes yerlerinin; Musevilerin ve Hıristiyanların nüfuzunun altına girmesine mani olacağız. </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">Binaenaleyh; şunu söylemek istiyoruz ki, buraların Avrupa emperyalizminin oyun sahası olmasına müsaade etmeyeceğiz. Biz şimdiye kadar dinsiz ve İslamiyet’e lakayt olmakla itham edildik. </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">Fakat bu ithamlara rağmen; Peygamberin son arzusunu yani, mukaddes toprakların daima İslam hâkimiyetinde kalmasını temin için hemen bu gün kanımızı dökmeye hazırız. </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">Cedlerimizin, Selahaddin`in idaresi altında, uğrunda Hıristiyanlarla mücadele ettikleri topraklarda, yabancı hâkimiyet ve nüfuzunun tahtında bulunmasına müsaade etmeyeceğimizi beyan edecek kadar bu gün, Allah`ın inayeti ile kuvvetliyiz. Avrupa’nın bu mukaddes yerleri ele geçirmek ve sahip olmak için yapacağı ilk adımda; başlarında biz olmak üzere bütün İslam âleminin ayaklanıp icraata geçeceğinden şüphemiz yoktur.”</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">Şimdi lütfen; Türkiye’nin en zayıf dönemlerinde Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından uygulanan dış politikayı ve bir de güya çok büyük işlerin yapıldığının iddia edildiği dönemde AKP’nin Dış Politika tutumu ve uygulamasını bir karşılaştırın.</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">Durum ortada, vicdanlara sesleniyorum. Allah aşkına peki söyler misiniz AKP’ce yürütülen dış politikanın neresi başarılı? Ailece, çoluk çocuk, turistik gezi şeklinde dünyanın dört bir yanını dolaşmayı dış politika zannedenler, siz kimi kandırıyorsunuz? </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">Yoksulluk ve yolsuzluklar sonucu, kendisi dışında kimseyi, hiçbir kesimi ve hiçbir yeri düşünemez hale gelen bir grup insanın üzerinde, ele geçirdiğiniz medya gücü ile hala propaganda yapabilirsiniz ve mümkündür ki, pekala kandırmaya ve oyalamaya devam edebilirsiniz. Ama haberiniz olsun; bu ülkenin aydınlık, sağduyulu ve vicdan sahibi insanlarına, bunu artık yutturamıyorsunuz.</span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:0 0 6pt;"><strong><span style="font-family:&quot;"><span style="font-size:small;">Ayıptır, günahtır, yazıktır ve yakışıksızdır. Söz konusu kınama önergesini bile çok görüp reddini sağlayanlar; evet siz bu vahşeti sergileyen İsrail’i kınayamıyorsunuz bile, ama bizler, bu ürkek ve dışa endeksli politika ve tavırlarınızdan ötürü sizi kınıyoruz. </span></span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:6pt 0;"><strong><span style="font-size:12pt;font-family:&quot;">Manevi değerlerine önem veren vicdan sahibi halkımızın artık olayları tarafsız ve sağduyuyla değerlendirerek; önüne koyulacak ilk sandıkta sizi kınayacağına olan inancımız tamdır.</span></strong></p>
<p></span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:6pt 0;"> </p>
  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/bedriagac.wordpress.com/64/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/bedriagac.wordpress.com/64/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/bedriagac.wordpress.com/64/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/bedriagac.wordpress.com/64/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/bedriagac.wordpress.com/64/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/bedriagac.wordpress.com/64/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/bedriagac.wordpress.com/64/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/bedriagac.wordpress.com/64/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/bedriagac.wordpress.com/64/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/bedriagac.wordpress.com/64/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=bedriagac.wordpress.com&blog=3877089&post=64&subd=bedriagac&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bedriagac.wordpress.com/2009/02/10/buyuk-yanilgi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/2eac807ef79780ed38b76a11d93eda41?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">bedriagac</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>AKP’NİN DIŞ POLİTİKA KARNESİ</title>
		<link>http://bedriagac.wordpress.com/2009/01/03/akp%e2%80%99nin-dis-politika-karnesi/</link>
		<comments>http://bedriagac.wordpress.com/2009/01/03/akp%e2%80%99nin-dis-politika-karnesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Jan 2009 17:47:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>bedriagac</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dış Politika]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://bedriagac.wordpress.com/?p=59</guid>
		<description><![CDATA[AKP’NİN DIŞ POLİTİKA KARNESİ
Şimdi lütfen medyanın büyük çoğunluğunun çıkarları gereği yaptığı yanlı yayınlarla oluşturulan ön yargılarımızı ve bizi sağduyulu insan olmadan uzaklaştıran taraf tutar gibi partizanca bakışı, bir kenara bırakalım, elimizi vicdanımıza koyalım ve sağlıklı, objektif bir değerlendirme yapmaya çalışalım.
Değerlendirmeye başlamadan önce bazı gerçeklerin ve tespitlerin altını çizelim. Hepimiz biliyoruz ki AKP, dini referansları olan, [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=bedriagac.wordpress.com&blog=3877089&post=59&subd=bedriagac&ref=&feed=1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class='snap_preview'><br /><p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:center;margin:6pt 0;" align="center"><strong><span style="font-size:11pt;line-height:150%;font-family:Arial;">AKP’NİN DIŞ POLİTİKA KARNESİ</span></strong></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:6pt 0;"><span style="font-size:11pt;line-height:150%;font-family:Arial;">Şimdi lütfen medyanın büyük çoğunluğunun çıkarları gereği yaptığı yanlı yayınlarla oluşturulan ön yargılarımızı ve bizi sağduyulu insan olmadan uzaklaştıran taraf tutar gibi partizanca bakışı, bir kenara bırakalım, elimizi vicdanımıza koyalım ve sağlıklı, objektif bir değerlendirme yapmaya çalışalım.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:6pt 0;"><span style="font-size:11pt;line-height:150%;font-family:Arial;">Değerlendirmeye başlamadan önce bazı gerçeklerin ve tespitlerin altını çizelim. Hepimiz biliyoruz ki AKP, dini referansları olan, dini ve milli duyguları önemsediğini iddia eden ve bu iddia ile kalmayıp, her konu<span>  </span>ve ortamda bu konular üzerinden siyaset yapan bir partidir. Bütün uygulamaları, atamalardaki tercih ve tasarrufları, kadrolaşmada uyguladıkları “bizden olsun ne olursa olsun” yaklaşımı ve bunu daha da ileri boyuta götürerek “dindar Cumhurbaşkanı” seçtik söylemi bu bakış açısını doğrular niteliktedir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:6pt 0;"><span style="font-size:11pt;line-height:150%;font-family:Arial;">Peki dini ve milli referansları olduğu öne sürülen bir partinin dış politika uygulamaları acaba bu özelliğini yansıtır nitelikte mi? Propagandalarla empoze edilmeye çalışılan “son derece aktif ve başarılı bir dış politika” takip ediyoruz söylemi, acaba gerçekten doğru mu? Örnekler ve somut olaylar bazında bir gözden geçirelim. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:6pt 0;"><span style="font-size:11pt;line-height:150%;font-family:Arial;">Gürcistan’dan başlayalım. Biliyorsunuz, Gürcistan üzerinde Türkiye’nin antlaşmalardan kaynaklanan garantör hakkı vardır. Yani Türkiye’nin katılımı ve onayı olmaksızın orada fiili durum yaratılamaz. Bu denge böyle kurulmuş ve AKP hükümetlerine kadar yıllarca sürdürülmüştür. Uzun soluklu ve gerçekçi siyaset anlayışından uzaklaşılmaya başlanması ile olaylar çığırından çıkmaya ve Türkiye’nin bölgedeki etkinliği kırılmaya başlamıştır. Nitekim bir gün önce Gürcistan Devlet Başkanı Şaakaşvili ile Başbakan Erdoğan görüşmüş, kucaklaşmış ve her zamanki gibi propagandaya dönük boş söylemlerde bulunulmuş, ancak ertesi gün Gürcistan Rus birliklerince işgal edilmiş ve binlerce Gürcü katledilmiştir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:6pt 0;"><span style="font-size:11pt;line-height:150%;font-family:Arial;">KIBRIS’ta onca kayıp, şehit ve sıkıntıya rağmen, yıllarca tüm Cumhuriyet Hükümetlerince sürdürülen; milli çıkarlara uygun eşit ve adil bir çözüm önerisi söylemi bir kenara bırakılmış, yılların direnişi etkisiz hale getirilirken, Kıbrıs davasının sembol isimleri<span>      </span>( Denktaş gibi) tasfiye edilmiş ve Kıbrıs’ın Müslüman Türk halkı, Rumların inisiyatifine, yani kaderine terk edilmiştir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:6pt 0;"><span style="font-size:11pt;line-height:150%;font-family:Arial;">Afganistan’da NATO Ülkelerinin Hıristiyan askerleri, ABD’nin öncülüğü ve önderliğinde Müslüman Afgan halkı üzerinde katliamlara varan keyfi uygulamalarını sorumsuzca ve rahatlıkla sürdürürken, Türkiye bölgede göstermelik bir unsurla son derece etkisiz ve yetkisiz durumdadır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:6pt 0;"><span style="font-size:11pt;line-height:150%;font-family:Arial;">Başbakan Erdoğan’ın Büyük Ortadoğu Projesi Eş Başkanı olduğu Ortadoğu coğrafyasında durum Müslümanlar açısından işler acısı. Başbakan Lübnan’a gidiyor, Lübnan Parlamentosunda konuşuyor, dönüyor ve ertesi gün Lübnan, İsrail Ordusunca işgal ediliyor ve binlerce Müslüman katlediliyor.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:6pt 0;"><span style="font-size:11pt;line-height:150%;font-family:Arial;">Bütün dini ve milli söylemlere rağmen, ABD’nin Irak’a müdahalesine uygun ortam sağlanmış, CHP’nin direnişi ile 1 Mart Teskeresinin reddedilmesine rağmen, ABD’ye Irak işgali ile ilgili gerekli destek, üstü örtülü olarak AKP hükümetince verilmiştir. Verilmiştir de ne olmuştur? Irak üçe bölünmüş, bir milyon civarında Müslüman öldürülmüş, binlerce Müslüman kadına tecavüz edilmiş, kısaca tam bir vahşet ve kaos ortamı yaratılmıştır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:6pt 0;"><span style="font-size:11pt;line-height:150%;font-family:Arial;">Irak’ın göz göre göre parçalanmasına seyirci kalınmış, üstelik Anadolu toprakları ve milli imkanlarımız da kullanılarak Irak’ın kuzeyinde etnik yapıda bir Kürt devletçiğinin oluşturulmasına çanak tutulmuştur. Söz konusu bölgede, daha düne kadar ilkel aşiret lideri durumunda olan, boyuna bakmadan her fırsatta Türkiye’ye tehditler savuran, denetimlerinde bulunan topraklarda konuşlanarak Türkiye’ye hain saldırılar gerçekleştiren terörist örgüte gerekli desteği sağlayarak, on binlerce insanımızın ölümüne, binlerce güvenlik mensubumuzun şahadetine, milyarlarca dolar harcama yapmak zorunda bırakılarak Türkiye’nin zayıflatılmasına yol açan Barzani ve Talabani ile pazarlık yapma durumuna gelinmiştir. Ancak pazarlık tek taraflıdır ve sürekli yeni tavizler istenmektedir. Maalesef, milli hassasiyet ve çıkarlar bir kenara bırakılarak bu tavizler verilmeye devam edilmektedir.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:6pt 0;"><span style="font-size:11pt;line-height:150%;font-family:Arial;">İsrail üç askeri kaçırıldı bahanesiyle Lübnan’ı tarumar ederken, bölücü terör örgütü Irak’ın kuzeyinden 300-400 kişilik grupla sınırı geçip vatan topraklarını bekleyen onlarca askerimizi şehit ettiğinde sadece hamasi nutuklar atılmakla yetiniliyor ve hiç bir şey yapılamıyor. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:6pt 0;"><span style="font-size:11pt;line-height:150%;font-family:Arial;">Musul, Kerkük ve Telafer’de binlerce Müslüman Türkmen’in katliamına sadece seyirci kalınıyor ve Türkmenler bu bölgede Iraklı Kürtlerin insafına terk ediliyor.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:6pt 0;"><span style="font-size:11pt;line-height:150%;font-family:Arial;">Büyük abartılarla Arap-İsrail görüşmelerine arabuluculuk yapacağız söylemi ile ortalıkta caka satılıyor ve bu kapsamda İsrail Devlet Başkanı OLMERT’le Ankara’da el sıkışıp pozlar veriliyor. Ancak bu görüşmeden üç gün sonra İsrail Gazze’ye saldırıp, yüzlerce müslümanın öldürülmesine ve binlercesinin de yaralanmasına yol açan vahşeti başlatıyor.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:6pt 0;"><span style="font-size:11pt;line-height:150%;font-family:Arial;">İsrail’le ilk resmi askeri anlaşmaya imzayı “Siyonizmin” yılmaz düşmanı Erbakan atıyor. Bu anlaşmaya göre İsrailli pilotlar, Konya’da uçuş ve atış eğitimleri yapıyor ve yaptıkları eğitimin pratiğini de, Filistin’de Müslümanlar üzerinde katliamlar şeklinde yapıyorlar. Ama hocanın talebeleri ve manevi önderi olduğu grup ve yapı, milletin gazını almaya dönük küçük ve ihtiyatlı tepkiler sergiliyor ve bu grup telin mitinglerinin hazırlayıcısı ve öncüsü durumunda görülüyor. Çelişkiler ülkesiyiz vesselam.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:6pt 0;"><span style="font-size:11pt;line-height:150%;font-family:Arial;">Özetle; Ortadoğu’da binlerce Müslüman katledilirken, başbakanımız Büyük Ortadoğu Projesinin Eş Başkanlığını yürütüyor. Yürütüyor da ne oluyor? Tüm önemli çıkar alanlarımız ve davalarımızda tam bir başarısızlık söz konusu. Yüksek sesle her fırsatta seslendirilen “etkinlik” propagandasına rağmen, durumdan da anlaşılacağı gibi, son derece etkisiz ve ciddiye alınmayan bir ülke görüntüsü veriliyor. Ve bütün bunlar, milli ve dini değerlere önem verdiğini söyleyen bir iktidar döneminde yapılıyor.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:6pt 0;"><span style="font-size:11pt;line-height:150%;font-family:Arial;">Daha onlarca örneği sıralamamız mümkün. Peki söyler misiniz, bunun neresi başarılı bir dış politikanın göstergesi olabilir? Ailece, çoluk çocuk, turistik gezi şeklinde dünyanın dört bir yanını dolaşmayı dış politika zannedenler, siz kimi kandırıyorsunuz?</span></p>
<p class="MsoNormal" style="text-indent:35.4pt;line-height:150%;text-align:justify;margin:6pt 0;"><span style="font-size:11pt;line-height:150%;font-family:Arial;">Tekrar vicdanlara dönelim. Allah aşkına bütün bunların neresi başarı? Yoksulluk ve yolsuzluklar sonucu kendi dışında kimseyi, hiçbir kesim ve yeri düşünemez hale gelen bir grup insanın üzerinde, ele geçirdiğiniz medya gücü ile hala propaganda yapabilirsiniz ve mümkündür ki pekala kandırmaya ve oyalamaya devam edebilirsiniz. Ama bu ülkenin aydınlık, sağduyulu ve vicdan sahibi insanlarına bunu artık yutturamıyorsunuz haberiniz ola…</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin:0;"><span style="font-size:11pt;font-family:Arial;">Bedri AĞAÇ</span></p>
  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/bedriagac.wordpress.com/59/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/bedriagac.wordpress.com/59/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/bedriagac.wordpress.com/59/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/bedriagac.wordpress.com/59/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/bedriagac.wordpress.com/59/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/bedriagac.wordpress.com/59/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/bedriagac.wordpress.com/59/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/bedriagac.wordpress.com/59/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/bedriagac.wordpress.com/59/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/bedriagac.wordpress.com/59/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=bedriagac.wordpress.com&blog=3877089&post=59&subd=bedriagac&ref=&feed=1" /></div>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://bedriagac.wordpress.com/2009/01/03/akp%e2%80%99nin-dis-politika-karnesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/2eac807ef79780ed38b76a11d93eda41?s=96&#38;d=identicon" medium="image">
			<media:title type="html">bedriagac</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>